Türklerin Atina’yı Gezmesi İçin Beş Sebep

Atina herkesinde bildiği üzere en eski yerleşim yerlerinden biridir. Hem tarihi hem kültürü hemde gezilecek kritik noktalarıyla birlikte Atina’ya gitmek için elde onlarca sebep oluyor aslında. Ama bugün sizlere sadece Türkler için önemli olan beş sebepten bahsedeceğim . Çünkü Yunanistan’da bıraktığımız 400 yıllık bir geçmişimiz var, bilinçli olarak seyahat etmeli gözlemlemeliyiz.

Parlamento

1 – TARİHİ – OSMANLI DÖNEMİ

Adını Yunan mitolojisindeki Athena tanrıçasından alan şehir bir dönem Roma ardından Bizans yönetiminde kalmıştır. 1458 yılında Osmanlı hakimiyetine giren şehir yaklaşık 400 yıl Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetinde kalmıştır. Ardından kendi bağımsızlığını ilan etmiştir ve Yunanistan devleti sınırlarında varlığını devam ettirmektedir.

 

FETHİYE CAMİİ

Osmanlı döneminden kalan önemli eserler mevcuttur bence en önemlisi de Fatih Sultan Mehmet’in Atina’yı fethettiği zaman yaptırdığı Fethiye Camiidir. Bu camiinin restorasyonu Ağustos 2017’de tamamlanmıştır ancak ibadethane olarak kullanılması da ne yazık ki yasaklanmıştır… Fethiye Cami, Atina’nın merkezindeki Plaka ve Monastraki semtlerinin antik sit alanı içinde bulunmaktadır.

400 yıllık Osmanlı İmparatorluğundan geriye birkaç eser kalmış olması Yunanistan’ın ne kadar kadir kıymet bilmez bir ülke olduğunu da gösteriyor. Mehmet Fahri efendi medresesi de yine buna son şahitlerden..

ÇİSDİRAKİS CAMİSİ

Monastraki Meydanı adeta Sultanahmet’i aratmayacak güzellikte ve canlılıkta merkezi bir meydandır. Buradan Akropolis’e de rahatlıkla geçebileceğiniz gibi alışveriş yapıp yemekte yiyebilirsiniz. Burada da yine Osmanlı döneminden kalma Çisdirakis Camisini de ziyaret etmenizi öneririm. Gerçi şuanda müze olarak kullanılmakta.

2 – ŞEHİTLİKLER

1859 yılında kurulmuş olan Atina – Pire Türk Şehitliği’nde 18 kabir bulunmaktadır. Toplu mezarlarla defnedilenlerin sayısı bilenmemektedir.

 

3- YEME- İÇME

400 yıllık bir Osmanlı hakimiyetinden sonra elbette birçok alanda kültürler kaynaşacaktır ancak Yunanistan bu işi abartmış ve birçok alanda bize ait olan yiyecekleri kendi geleneksel mutfağı olarak tanıtıyor. Yemek için bir restorana girdiğimde özellikle tatlılar kısmında gördüğüm manzara beni şoka uğrattı. Bir Orta Asya tatlısı olan Baklavaya geleneksel milli tatlımız diyorlar. Kendi kültürümüzü korumak ve duyurmak için daha çok çalışmalıyız dostlar.. Bir dipnot düşmek gerekirse AB Komisyonu tarafından 8 Ağustos 2013 Tarihinde baklavanın Türk tatlısı olduğu tescil edilmiştir. Ama adamların umrundamı.. Bunun yanında cacık, dolma, imam bayıldı,börek ve niceleri cabası.

 

4 – AKROPOLİS

Akropolislerin en meşhuru olan Atena Akropolisi koruyucu tanrıça olduğuna inanılan Athena için şehrin en yüksek tepesine yapılmıştır. Burada ki en ünlü yapılardan biri mermerden yapılmış olan Parthenon’dur. Dev sütunlarla çevrili bu dikdörtgen yapı zaman içinde bir çok amaç içinde kullanılmıştır. Bir dönem hazinelerin saklanılması için kullanılmış, hristiyanlıkla beraber kiliseye çevrilmiş. Bizi ilgilendiren en önemli kısım ise bu yapının Osmanlı döneminde cami olarak kullanılmış olmasıdır. Bu yapının bir kısmı ise cephanelik olarak kullanılmış. Bu sebeple kuşatmalar sırasında hasar almıştır.

Erechteion Tapınağı yine Bizans döneminde kilise, Osmanlı döneminde konut olarak kullanılmaktaymış.

Bunun dışında daha bir çok tarihi eser günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.

5 – DİĞER GÜZELLİKLERİ

Şimdiye kadar bizlerle alakalı kısımlara değinmeye çalıştım ama Yunanistan’ında asırlık bir tarihi ve kendine has özellikleri, yapıları var.

Atina’ya geldiğinizde; mutlaka milli parkında dolaşın, Ermou caddesinde alışveriş yapın, Flea Market ( Bit Pazarı) çok ilginç ürünlere sahip mutlaka dolaşın ( fiyatlarda uygun) , Anafiotika’da ki beyaz evlerin önünde fotoğraf çekilin 🙂 , Kolonaki’de kahvenizi yudumlayın ve benim geldiğim gibi yaptığım ilk şey olan Parlamento binası önünde bir fotoğraf çekilin 🙂

Atina çok güzel arkadaşlar, arada uçağa atlayıp gidin 🙂

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir