Kudüs’e Sahip Çık Ey Müslüman!

Müslümanlık, Hristiyanlık ve Yahudilik dinleri için büyük öneme sahip bir şehirdir Kudüs, tarihi m.ö. 2000’li yıllara uzanmaktadır. Peygamber efendimiz burada miraç ile şereflendirilmiştir, Hz. İsa bu şehirde çarmıha gerilmiştir, Yahudiler bu şehri vadedilmiş topraklar olarak kabul etmektedir. Temeli barış ve huzur olan ve yine temeli insanlar arası ilişkileri düzenlemek olan  bu dinlerin asıl varoluş nedenlerini unutarak büyük kaoslara sebep olan insanlar yeryüzüne savaş ve ölümden başka bir şey getirmemektedir.

Bizim Mescid-i Aksa’mız bugün bizden razı değil.  Dünden bugüne İslamiyet için mücadele veren atalarımızda bizden razı değil. Rahatından taviz vermeyen ve Kudüs’ü milli ve dini meselesi olarak görmeyen her birey ileride benzer acıları tatmaya mahkumdur.

Bugün Kudüs’te Filistinlilerin başına gelenler yine onların geçmişte yaptıkları hataların bedelidir. Bunu yanında Müslümanlar arasında ki bu kopukluk ileride daha beter durumlara yol açacak, Yahudi ve Hristiyanların eline büyük kozlar verecektir.

Bush döneminden beri Irak’ın hali ortada, Filistin toparlanamadı, Suriye günden güne ölmekte… Arap dünyası bu kadar karışıkken tüm gözler karıştırmayı başaramadıkları Türkiye’nin üstünde. Bugün içerideki ve dışarıdaki düşmanların gizliden gizliye de değil, apaçık tüm dünyanın gözü önünde el ele verdiğini görüyoruz. Kişiler hatalar yapabilir ama sistemi yargılamak bunun çözümü yada ceza yöntemi değildir. İşte bugün ABD ve CHP kişilerin hatalarını tüm ülkeye ödetmek için çaba sarf ediyor. Bu kadar mesele içerisinde yanı başımızda feryat figan içinde bir Kudüs var. Biz Kudüs’ten yüzümüzü çevirmedik, çevirmeyeceğiz de.

Yaptıkları insan kıyımlarının ve zorla toprak işgallerinin üstüne birde Türkiye’nin, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasına karşı tutumundan utanmadan rahatsız olan İsrail’in “Osmanlı İmparatorluğu günleri çoktan sona erdi. Yahudi halkının başkenti Kudüs’tü, Kudüs’tür ve öyle kalacaktır. ” sözleri aslında bize üzerinde saatlerce konuşulabilecek mesajlar vermektedir.

Bu sözü haberlerde duyduğum an başımdan kaynar sular döküldü diyebilirim.. İsrail şımarmıştı. Biz yapmıştık bunu. Onu tanımamalı hiç bir zaman iş birliği içinde bulunmamalıydık! Resmi olarak Ortadoğu’da kurulmuş daha 69 yıllık bir tarihi olan bu devlet nasıl olur da 624 yıllık bir imparatorluğun devamı olan bir ülkeye bu şekilde densizlik edebilir.

İşte bugün Filistin düştüyse, Kudüs ağlıyorsa ve Mescid-i Aksa kimsesizse bu bizim yüzümüzden! Peki bu durumdan kurtulmak ve kendimize gelmek için neler yapmalıyız?

  • LİYAKAT sistemini oturtmalıyız. Bizi kurtaracak belki de en önemli şey bu.
  • Yeni dünya sistemine ayak uydurmalı, bilime ve teknolojiye önem vermeli ve bu alanda büyük yatırımlar yapmalıyız. Teknoloji üretmeliyiz.
  • Beyin göçünü durdurmalıyız. Yetenekli öğrencilerin birer birer başka ülkelere göç etmesini engellemeliyiz.
  • Eğitim sistemimizi iyileştirmeliyiz.
  • Adalet sisteminde şüpheye yer bırakmamalıyız. Bir milletin devletine olan inancı kaybolursa yine iç savaşların baş göstermesi kaçınılmaz olur.
  • Yerli üretime yatırım yapmalı ve halkı milli ürünleri alması noktasında bilinçlendirmeliyiz. Gerekirse ithalatı kısıtlamalıyız.
  • Televizyon ve internet belasına çözümler üretmeliyiz. Özellikle dizileri detaylı kontrollerden geçirmeli, iyi analiz etmeliyiz. Bugün gençlerimizin içine düştüğü kimlik karmaşasının en büyük sebebi bu dizi ve filmlerdir.
  • Gençlerimize ilgi göstermeli onlara yatırım yapmalıyız. Okullara atanan öğretmenleri en çokta bu konuda denetlemeliyiz.
  • Dini gerçekleriyle yaşamalı hiç bir siyasi oyuna alet etmemeliyiz. Edenleri de Fetö’de olduğu gibi yok etmeliyiz. Dinimizi gerçekten anlayıp öyle yaşamalıyız.

Ve daha sayamadığım nicelerini düzeltmeli ve yolumuza öyle devam etmeliyiz. Ama bunu en önce benliğimizle kabul edip , her bir fert olarak uyguladıktan sonra devleti zorlamalıyız. Her şeyi devletten bekleyip kendimizi değiştirmezsek hiç bir şey düzelmeyecektir. Bugün ağlayan her Müslüman ülke için oturup ağlamak, protestolar düzenlemek, dualar etmek ama arkasından gidip yine tüm bu saydığım yararsız işlere devam etmek sadece ve sadece riyakarlık olur!

En yakın zamanda kendimize gelmek duasıyla..

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir