Brugge ve Gent

Belçika’nın iki güzide kenti. Asıl Belçika’yı soranlara bu şehirlere gitmelerini tavsiye ediyorum. Brüksel tren istasyonundan aldığınız biletle 1.30 saate Brugge ‘e varabilirsiniz . Ben oradan sonra Brüksel ‘e geri dönerken Gent’te inip burayı da görmek istedim ve iyi ki de görmüşüm dedim. İki şehirde de kayıklarla geziyorlar . Şehrin içinden nehir akıyor. Bu Gent’te daha ihtişamlı ancak Brugge’ın mimarisi tek başına yetiyor.
Bu yazımda ünlü yerlerinden bahsetmeyeceğim bunu zaten Google a yazdığınızda birçok sayfadan bulabilirsiniz. Sadece aklımda kalan ve mutlaka yapın dediğim şeyleri yazacağım .

 

 

 

Brugge

 

DSC_0102_3

 

-Burada waffle , çikolata ve patates kızartması yemenizi tavsiye ederim.
– Her yer kanallarla dolu bir tekne turu da yapabilirsiniz.(8 euro) Venedik’i aratmıyor yani 🙂
-Ayrıca yapımı 1240 tarihinde tamamlanmış olan Çan Kulesine tırmanarak tüm şehri ve ileride ki denizi görebilirsiniz.
-Burada yapılar orta çağdan kalma yani oldukça eski ve en güzel yanı yeni yapılar ile bu şehrin büyüsünü bozmamışlar. Size son bir tavsiye şehrin meydanını gezip dönmek gibi bir hata yapmayın adım adım her yeri gezin 🙂
-Atlı arabalara binmeyin gerek yok çokta pahalı ( 50 euro)
-Alışveriş yapma gibi bir isteğiniz varsa da burada istiklal caddesi benzeri bir cadde var meydana giderken. Bu caddede birçok markayı bulmanız mümkün. (Steenstraat)
-Şehrin her yanını gezdiğinizden emin olun.
-Şehre gelmeden couchsurfing veya interrail gibi sayfa ve uygulamalardan haber edin belki eşlik edecek yeni arkadaşlar bulursunuz. 🙂
-Kuğuları daha yakından görebileceğiniz Minnewater Gölü var orada onları besleyebilirsiniz ayrıca piknik için de ideal bir ortama sahip 🙂
– Son olarak indiğiniz tren istasyonunda information biriminden şehri tanıtan kartlar ve haritalar almayı unutmayın. Burada müzelerin isimleri yapıların tarihler ve diğer birçok konu hakkında ayrıntılı bilgiler yazmakta. Bilinçli olarak gezmekte fayda var 🙂

Gent

DSC_0152

 

Brugge ‘dan dönerken ani bir kararla Gent’e de uğradım. Şehri daha iyi anlayabilmek amacıyla tren istasyonundan merkeze yürümek istedim. Hem pişmanım hemde değilim 🙂 Giderken yanlış yola sapmalarım sonucu birçok güzellikle karşılaştım dönerken de sıradanlıklarla . Şehir her ikisinide barındırıyor. Neyse gelelim Gent’e

-Trenden indikten sonra ister tramvaya binerek ister tramvay yolunu takip ederek yürüyerek (20 dk ) şehrin merkezine gelebilirsiniz.
–  Tren garından turist rehber kitapçımızı ve haritamızı alıyoruz.
-Şehrin merkezinde ki tarihi Çan Kulesi ( Het Belfort van Gent), Saint Bavo Katedrali ve Saint Nicholas’ Kilisesi sizi büyüleyecektir. Bu üçünü mutlaka görün.

-Merkezde birçok restoran var, çeşit fazla ( her zaman ki milli yiyecekleri midye -patates fazlaca mevcut).
-Sint Michielsburg köprüsünden sonra orada muhtemelen nehir duvarlarına oturan birçok insan göreceksiniz onlara katılın 🙂

– Biraz daha farklılık isteyen biriyseniz  grafiti dolu Werregarenstraat caddesini ziyaret edebilirsiniz.

 

Yorumlarınızla destek olup yazıya katkı vermeniz beni çok mutlu eder, okuduğunuz için teşekkürler.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir