Taşkent Gezi Rehberi – Özbekistan

Özbekistan’ın başkenti Taşkent. Yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip olan bu şehir eski ipek yolunun üzerine kurulmuş. Gerek doğası gerekse şehir planlaması ile bu şehri ziyaret ettiğinizde bayılacağınıza eminim.

 

ULAŞIM

İstanbul Atatürk Havalimanından  Taşkent Uluslararası Havalimanına Türk Hava Yolları ile 4 buçuk saatte vardık. Türkiye ile 2 saatlik zaman farkı var. Saat burada ileri. Şehir merkezindeki Hyatt Regency Tashkent otelimize doğru yola koyulduk. Yol boyunca bize eşlik eden ağaçlar, geçtiğimiz geniş yollar ve mükemmel şehir yapılanmasıyla Taşkent kendine oldukça hayran bıraktı. Otelimiz şehir merkezinde olduğu için turistik birçok yere yürüyerek gittik. Ancak uzak yerlere de gönül rahatlığıyla taksiye binip gidebilirsiniz çünkü fiyatları oldukça ucuz. Binmeden fiyat sorabilir yada pazarlıkta edebilirsiniz.

PARA BİRİMİ 

1 TL  = 1671 SUM yapıyor. Paramız  Özbekistan’da değerli ayrıca hediyelik eşya ve diğer ürünler oldukça ucuz bu sebeple orada rahatça alışverişte yapabilirsiniz.

Kullandıkları paradan sıfırları atmamışlar bu yüzden para değiştirmek istediğinizde parayı ölçülü bozdurmaya dikkat etmelisiniz. Türk parasını bozdurmuyorlar bu sebeple yanınızda dolar götürmelisiniz. 1 dolar 8000 sum ediyor. Bu hesaba göre başlangıçta tatil sürenize göre maksimum 100 dolar bozdurmanız daha pratik olacaktır.

 

YEME – İÇME 

Buraya gelipte kilo almadan dönen varsa tebrik ederim. Özbekler yemeğin yanında yada öncesinde mutlaka çay içiyorlar. Bizde çaylarımızı söyleyerek buraya uyum sağladık. Bundan sonra işe Özbek Pilavı yiyerek başlamalısınız. Havuç, soğan ve etin pilavla bir araya gelmesiyle oluşan harika bir tat. Bunun yanında sebze çorbalarını da deneyebilirsiniz. Mutfaklarımız oldukça benzemekte ancak burada daha sebze ağırlıklı yemekler bulunuyor. Et yemeklerinin her türlüsünü denemenizi tavsiye ediyorum. Son olarak hafif birşeyler arayanlara samsa böreğini öneriyorum.

Biz tatilimiz boyunca Afsona ve Efendi restoranlarında yemek yedik. Hem yemeklerin tadı hemde hizmet kalitesi oldukça iyiydi.

    

 

GÖRÜLECEK YERLER

 

Amir Timur Meydanı ve Müzesi

Şehrin kalbi dediğimiz meydana geldiğimizde ufak bir park ve heykel bizi karşıladı. Amir Timur Özbekistan’ın önemli komutanlarından biri bu sebeple şehrin merkezinde bir heykeli ve adına açılmış bir müze var.  1996 yılında açılan bu müzeyi senede 2 milyondan fazla kişi ziyaret etmekte. 2000 in üzerinde parça sergileniyor ve bunların içinde  Emir Timur’a ait eşyalarda bulunmakta.

 

 

Pazartesi günleri dışında hergün 9-5 arası açık olan bu müzeye giriş ücreti 1 dolar.

 

 

 

 

 

 

Hazreti İmam Külliyesi ( Hast-ı İmam Külliyesi )

İçerisinde Barak Han Medresesi,  Muyi Mübarek Medresesi, Keffal Şaşi Türbesi, Tila Şeyh Camii ve Hast’i İmam Camii bulunmakta.

Hazreti İmam Kompleksi Taşkent’in Eski Şehir kısmında bulunuyor ve Taşkent’in en büyük mimari eserlerinden biri. İslam dünyasının ilk bilginlerinden olan Ebu Bekir Kaffal Eş-Şaşi şerefine böyle adlandırılmış.  ( Ebu Bekir Kaffal Eş-Şaşi büyük alim, fıkıh, müfessir, muhaddis, dil bilgini ve şairdi. 976(977) yılında vefat etmiştir. )

Taşkent’in 2007 yılında ISESKO tarafından İslam Kültür Başkenti ilan edilmesinden sonra Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İslam Karimov’un inisiyatifiyle işbu mimarlık kompleksi inşa edilmiş. Birkaç yeni bina kurulmuş, eskileri restore edilmiş. Hazreti İmam Camii de yeni inşa edilen binalardan biri.

Caminin bahçesi dekoratif ağaç ve çiçeklerle süslü. Bahçede bulunan yazlık selamlama binasının tavanları değişik üslupta işlenmiş olup, Özbekistan’ın her İlinden gelen ustalar kendi yörelerinin desenlerini yansıtmış. Bundan dolayı tavan desenleri birbirine benzemiyor. Cami bahçesindeki sütünler ise Hindistan’dan getirilen Sandal ağacı, ağaca Taşkent yöntemi oymalar işlenmiş.

Caminin iç kısmının boyu 77 metre, eni 22 metre. Sağ ve sol kanatları 35 X 25 metreden oluşuyor. Caminin benim dikkatimi çeken özelliği ise içerisinde hiç sütün bulunmaması. İki kubbe Semerkant’taki “Tillakor” medresesindeki kubbeden kopyalanmış. Tek farkı 12 adet penceresinin bulunmasıymış. Bu pencerelerden güneşin doğuşundan batışına kadar ışık giriyor. Ayrıca caminin ortasındaki oval şekildeki kubbe başka hiçbir camide bulunmayan bir özellik.  Burada aynı anda 5000 kişi namaz kılabilir ancak esasen sadece Cuma namazı kılınıyormuş, Ramazan ve Kurban bayramı namazları da caminin arka tarafındaki alanda kılınırmış.

Cami dışında sağ ve sol tarafta 2 adet 57 metrelik minare var. Sağ taraftaki minare Harezmli ustalar, soldakisi Semerkantlı ustalar tarafından yapılmış. Biri 28 günde, öbürü 29 günde tamamlanmış. 2007 yılında inşaat bittiğinden sonra bahçeye birkaç dünya ülkesinden getirilen 3600 adet dekoratif ağaç dikilmiş.

Bu mimarlık kompleksi hududunda bir yeni inşa edilen bina daha Özbekistan Müslümanları İdaresi binası. Özbekistan Müslümanları İdaresi, Özbekistan ve Karakalpakistan’da yaşayan Müslümanları ilgilendiren tüm konulara bakıyormuş. Kompleks hududunda bulunmakta olan Ebu Bekir Kaffal Eş-Şaşi türbesi, Barak Han ve Moy-i Mübarek medreseleri ve Tilla Şeyh camii tarihi binalarmış restore edilmiş.

Tilla Şeyh Camii XIX. yüzyılda iki minareli olarak yapılmış. Camiye XIX. yüzyılda yaşayan ve çok zengin olduğundan halk arasında “Tilla Şeyh”(Altın Şeyh) denilen Azimboy Şeyh’in adi verilmiş. Kendisi okumaya imkanı olmayan çocukların tahsil almasını sağlayan, muhtaçlara yardım eden bir zat imiş.

Moy-i Mübarek medresesinin binası Özbekistan Müslümanlar İdaresinin şu andaki müze-kütüphanesiymiş. Medrese XV.yüzyılda inşa edilmiş, daha sonra hasar görmüş, sürekli tamiri yapılıyormuş. En son tamir 2007 yılında yapılmış. Böyle adlandırılmasının sebebi de medrese hücrelerinden birinde Peygamberimizin (s.a.v) mübarek saçından bir parçasının şişe kabında saklanmasıymış.

 

Osman Mushaf’ı. Bilindiği üzere VII. Yüzyılda Üçüncü Halife Osman (r.a) taraflarından kitap haline getirilen Kuran-i Kerim Geyik derisine yazılmıştı ve günümüzde sadece 1/3 kısmı saklanabilmiş. Daha sonra VII. yüzyılda Mushaf’ın altı kopyası daha yazılmış. Onlardan sadece Özbekistan Müslümanlar İdaresi kütüphanesinde saklanmakta olan örneği günümüze kadar ulaşmış. Uluslararası UNESCO teşkilatı 2000 yılında bu Kuran Mushafı’nın orijinal olduğuna dair Gerçeklik Belgesi vermiş. Bu Kuran-i Kerim’i incelediğinizde Hazreti Osman (r.a) nun Kuran’ı okumakta oldukları zaman düşmanlar tarafından şehit edildiklerinde sıçrayan kan lekelerini görebilirsiniz. Bu Kuran’ı Özbekistan’a Amir Temur 14.yüzyılda Irak’ın Basra şehrinden Semerkant’a getirmiş. Günümüze kadar 53 X 68 cm ebatında olan ki

tabın 338 sayfası saklanmış.

 

 

 

 

 

 

 

Barak Han medresesi XVI. yüzyılda inşa edilmiş olup, Taşkent Hakimi halk için hoşgörülü ve mülayim davranan Han Nevruz Ahmet Han (Barak Han) şerefine onun adı verilmiş. Nevruz Ahmet Han’ın halk arasında “Barak Han” denmesine sebep hoşgörülü ve yumuşak kalpli olmasıymış. 1554 yılında kendisi Mavera-ün Nehir bölgesinin hükümdarı olmuş. Barak Han medresesinin bir başka adı da “Kubbe-i Barak Han” veya “Mavi Kubbe”dir. İki katlı olarak inşa edilen medresenin ikinci katı 1886 yılında meydana gelen depremde çöker. Uzun yıllar kullanılmaz, bakımsız kalır. 1917 yılında medrese bir yurt olarak kullanılmaya başlamışlar. 2007 yılında gerçekleştirilen son tamirden sonra medrese, Özbek halk el sanatları ürünleri sergi salonu olarak kullanılmaya başlanmış.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pazarlar – Çarsu ( Chorsu ) ve Alay

Çarşı pazar dolaşıp alışveriş yapmak isterseniz bu pazarlara gidebilirsiniz. Hem meyve sebze hemde hediyelik eşyalar satılmakta. Fiyatlar oldukça uygun. Pazarlığa açıklar.

Burada seramik çay takımları ve ipek şallar almanız en isabetli seçimler olacaktır. Özellikle ipek Türkiye’ye göre oldukça ucuz.

Son Tavsiyeler

** Burada herkes söze selamın aleyküm diye başlar sizde selamın aleyküm deyin. Genelde büyükler aleyküm selam dermiş.

** Amir Timur Meydanında bisiklet kiralayıp şehir turunu öyle yapın.

** Taşkent harika bir şehir temiz havanın tadını çıkarın, iyi tatiller 🙂

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir