İstanbul’un Cenneti; Sarıyer

Sizin için İstanbul’un cennet noktası farklı bir yer olabilir ama benim gittiğimde buralar hiç bozulmasın dediğim yerlerin başında gelen bölge Sarıyer’dir. Beşiktaş’tan yola çıkıp sahil boyunca ilerleyerek Sarıyer merkeze gelirseniz bahsettiğim değişimi kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Sarıyer hakkında anlatacaklarımı kafanızda şekillenmesi açısından parçalara böldüm. Herkese Sarıyer’i sevmek için bir neden vermek niyetindeyim 🙂

Tarihi Yapıları 

Sarıyer İskelesi ;  Sarıyer İskelesi Boğaziçi’nin Rumeli yakasının halen kullanımda olan tek tük iskelelerinden biridir. İlk yapılış tarihi bakımından en eski iskele binalarındandır. Dar kenarı denize bakan dikdörtgen planlı bu iskele, kırma çatısı altında, bekleme salonu, memur, çımacı odaları ve gişeyi toplamaktadır.

Sultaniye Sarayı (Tarabya Kasrı); Tarabya Kasrı hünkar köşkü olarak yapılmamıştır. Kasır II. Mahmud döneminde Yunan işgali sırasında ihtiyati tedbir olarak alınmıştır. Alındıktan sonra onarılmış ve kullanılmaya başlanmıştır.

Said Halim Paşa Yalısı; Bu yalı Osmanlı’nın karışık bir döneminde Sadrazam olan Sait Halim Paşa’nın yalısı oluşu sebebiyle pek çok diplomatik görüşmeye sahne olmuştur. Bunlardan biri Rusya, İngiltere, Fransa’nın baskıları sebebiyle 1878’den beri askıda tutulan Vilayat-ı Şarkiye’nin ıslahatı konusudur. Yalı günümüzde restaurant olarak kullanılmaktadır.

Mihrişah Valide Sultan Çeşmesi;  Yeniköy’de deniz kenarındaki parkta yer almaktadır. Çeşme 1805 yılında III. Selim’in annesi Mihrişah Sultan tarafından yaptırılmıştır.

Neslişah Sultan Camii;Sultan II.Beyazid’in torunu Neslişah Hanım Sultan Gazi Ali Paşa’nın yaptırdığı hamamın karşısında cami, mektep, çeşme, şadırvan, kuyu ve hareden oluşan küçük bir külliye inşa ettirmişti. İstanbul’da tek örnek olarak karşımıza çıkan, Neslişah Sultan Cami’nin bir özelliği de, cami haziresinde gömülü olanların sadece kadın olmasıdır. Boğaziçi’nde yapılan ilk külliye olması bakımından hem semt, hem de İstanbul tarihi açısından önem taşır.

Rumeli Hisarı; İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakasında, Karadeniz’e açılan ağzında yer alır.

Yeme – İçme 

Sarıyer Börekçisi; Buralara geldiyseniz tabi ki tüm Türkiye’ye ün salmış Sarıyer Börekçisini ziyaret etmek isteyeceksinizdir. Sarıyer meydanında bulunan iki tarihi börekçi var. Yaptığım araştırmalar sonucu Tarihi Sarıyer Muhallebicisi ve Börek salonuna gitmeye karar verdim ve iyi ki de gitmişim dedim. Buraya gelince mutlaka kıymalı börek yemelisin dedikleri için kıymalı böreğimi sipariş ettim. Ben yemeklerin içinde kuş üzümü olmasına bayılırım farklı bir aroma verir. Gelen kıymalı böreğin içinde de tam kararında kuş üzümü kullanılmıştı. Burası börek konusunda benden tam puan alınca birde tavukgöğsü sipariş ettim. Bildiğiniz üzere her tatlı her yerde yenilmiyor. Tatlı noktasında da benden tam puan aldılar.

Kireçburnu Fırını

Kireçburnu Fırını; 1957 yılından bugüne kaliteli hizmet vermeyi sürdüren bu şirin fırını tesadüfen keşfettim.  Haydar Aliyev parkının girişinde bulunan bu fırında özellikle kahvaltı yapmanızı şiddetle öneriyorum. Kahvaltı menülerine ek olarak yanına alabileceğiniz menemen, muhlama ve kaymak gibi seçenekleriyle de aradığınız çoğu şeyi bulabileceğiniz zengin bir menüsü var. Tüm bunların yanında deniz manzarasına  karşı bir kahvede içerek günü tamamlamak isterseniz burada yapabilirsiniz. Adının fırın olduğuna bakmayın üst katta şirin bir kafe konsepti var.

 

Hayrola Kafe; Denize sıfır suflesi on numara bir mekan önerisi daha geliyor 🙂 Daha çok gençlerin tercih ettiği, samimi, çayları güzel, nargile keyfine uygun bir mekan burası. Gittim gördüm beğendim 🙂

 

Huqqa;  Sahur yapmak için geldiğimiz bu mekandan da memnun ayrıldık. Hizmet kalitesi, mekanın dekorasyonu ve manzarası oldukça iyi. Fiyatlar biraz ortalamanın üstünde ama hak ediyor. Tavsiye ederim 🙂

 

Oba Restoran Kafe; Boğaz manzaralı bir kafe daha 🙂 Ancak burası beklentimi pek karşılamadı. Fiyatına oranla verilen hizmet yeterli değil. Özellikle nargile noktasında beklentinizi yüksek tutmayın derim ben.

 

Mua; Harika İtalyan dondurmaları olan bir mekan burası. Fiyatlar elbette tuzlu ama paranızın karşılığını aldığınızı söyleyebilirim 🙂 Benim favorim her zaman ki gibi çikolatalı ve sütlü oldu tabiki 🙂

 

Muazzam Koruları

Sarıyer koruları saymakla bitmez ama ben size bir Top 5 yapayım 🙂

  1. Emirgan Korusu
  2. İTÜ Korusu
  3. Yapıkredi Yeniköy Korusu
  4. Hacı Osman Korusu
  5. Bazı elçiliklerin yazlık koruları ( giriş yasak)

 

Maneviyatı Hissetmek 

Telli Baba; 90 nesli bilir bizim küçüklüğümüzde oldukça popüler bir türbe vardı; Kadirî tarikatı şeyhlerinden bir veli olduğu söylenen Telli Baba. Bu Türbe Sarıyer Rumelikavağı’nda bulunur. Üsküdar’da Aziz Mahmud Hüdayi, Beykoz’da Yuşa, Beşiktaş’ta Yahya Efendi ile birlikte boğazın dört bekçisinden biri olduğuna inanılır. Buraya gelenler birçok dilekte bulunup sandukanın üstüne yığılmış olan tellerden biraz koparır ve dileği gerçekleşene kadar saklar. Bende bu türbeyi ziyaret ettim tabiki. Ama doğrusu görünen durum beni üzdü. Türbenin başında bir görevli önünde para makbuzu. Gelen giden tel kesip alıyor ( çaput bağlamadan farkı ne? ) Bilinçsiz bir ziyaretçi tayfası mevcut. Ortamı biraz inceleyip dua okuyup çıktım.

Son Olarak..

Burayı görene kadar İstanbul’u kalabalık ve boğucu bir şehir olarak bilirdim.. Sarıyer’i keşfetmeden İstanbul bilinemez sanırım 🙂

 

Kireçburnu Sahili

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir