Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler

Günümüzde herkesinde bildiği gibi artık dünyanın hiç bir yerinde sadece üniversite okumak yeterli değil. Öncelikle üniversiteye başlarken size geçmişte söyledikleri üniversiteyi kazan gerisi kolay lafını aklınızdan silmekle işe başlayın. Asıl film üniversiteden sonra başlıyor çünkü. Gelin madde madde üniversite sürecini en iyi şekilde atlatmak için neler gerekli birlikte bakalım.

  Bölümünüzü ve Okulunuzu Sevin

Evet arkadaşlar her şeyin temeli sevmekle başlıyor. Üniversite de bölüm tercihi yaparken yapılan en büyük yanlış kendi isteklerinize değilde toplumun sizden beklentisine göre hareket etmek oluyor. Sevdiğiniz işi yapın, sevdiğiniz bölümü okuyun. Eğer geldiğiniz yerin yanlış olduğunu düşünüyorsanız katlanmayın bırakın ve yeniden hazırlanın. Orada geçireceğiniz dört senenin bir ömür hayatınızı etkileyeceğini unutmayın. Şimdi kaybettiğiniz bir iki yıl 50-60 yıl ile karşılaştırılamaz.

 Dersleri Önemseyin

Okulunuzu ve bölümünüzü sevdiğinizi düşünerek yazıya devam ediyorum. Asıl konulara gelmeden önce bu temelleri atmak zorundayım. Klasik söylenenler gibi okula git ders çalıştan ziyade içinde bulunduğunuz durumun ciddiyetini size anlatmak istiyorum.

Üniversitede asla lisede ki gibi şundan 40 alsam şundan 60 alsam ortalama şu olsa geçerim mantığı olmaz. Bir dersten ya geçersin ya kalırsın. Bir ders için mezuniyetini 6 ay uzatan insanlar tanıyorum. Ama siz bununda ötesinde dersin size ne katmak istediğini anlayın ve onu özümseyin. Geçmek için geçilen her ders size ilerde (mezun olsanız bile) oturup halletmeniz gereken bir problem olarak geri dönecek.

Ortalamanızın yüksek olması sizin için çok önemli. Zaten dediğim gibi yaptığınız işi yani öğrenci olmayı ciddiye alırsanız ortalamanız yüksek olacaktır. Buda size ilerde daha çok kapının açılmasına vesile olacaktır. Burada hemen belirteyim benim üniversitede yaptığım tek yanlış bu oldu ve hala durumu toparlamakla uğraşıyorum:)

 Sosyal Olun

Evet arkadaş sosyal olun biraz! Okuldan eve evden okula geçen bir hayat boşa geçmiş bir hayattır. Bir daha muhtemelen hiç bir zaman bu kadar sosyal bir ortam elde edemeyeceksiniz çünkü. Sosyallikten kastım kesinlikle arkadaşlarla kafelerde geçirilen zamanlar değil. Peki ne kastediyorum? Bunu da başlık başlık anlatacağım.

Üniversite Topluluklarına/Kulüplerine Üye Olun

Topluluklara dahil olmak üniversite okurken yapmış olduğunuz belki de en iyi şey olacaktır eminim. Okula başlar başlamaz hobilerinize ve bölümünüze uygun en az bir topluluğa üye olun, aktif görev alın hatta aradığınızı bulamazsanız oturun kendiniz bir topluluk kurun.

Topluluklar sayesinde;

-Farklı bölümlerden arkadaşlarınız olur

-Sorumluluk almayı öğrenirsiniz

-Organizasyon becerileriniz gelişir

-Farklı beceriler kazanırsınız

-Yeni projeler üretebilirsiniz

Ve daha sayamadığım nice faydaları vardır toplulukların. Ama dikkat edin bütün hayatınızı kaplamasına izin vermeyin 🙂

Sivil Toplum Kuruluşlarına Üye Olun

Türkiye sivil toplum kuruluşları açısından oldukça zengin bir ülke. Kendi hayat felsefenize uygun bir vakıf yada dernek bulduktan sonra onlara dahil olarak kendi vizyonunuzu genişletebilirsiniz. Bunun yanında okul dışında da bir çevre edinmiş olursunuz. Zaten sizde bıraktığı manevi duygulardan bahsetmiyorum bile. Ama genel olarak size katacağı en büyük iki fayda vardır 1.si içinde bulunduğunuz kurum size ulusal hatta uluslararası imkanlar sunar, 2.si sivil hayatta başarılı olmuş insanlarla yakından çalışma fırsatı elde edersiniz.

 

 

Yardım Kuruluşlarına Destek Olun

Kızılay , İHH, TEMA yada buna benzer kuruluşların aracılığı ile topluma doğrudan fayda sağlayabilirsiniz. Burada yaptığınız gönüllü çalışmalar vicdanen size büyük huzur verecektir.

 

 

 

Erasmus ve Mevlana Yapın

Her üniversite öğrencisinin mutlaka katılmak zorunda olduğunu düşündüğüm programdır Erasmus. Bu programla yurt dışına (Avrupa) çıkabilmek için yeterli düzeyde ingilizce ve yüksek bir ortalama gerekir ( minimum 2.50). İki şekilde erasmus yapabilirsiniz;

1.si öğrenim hareketliliği ( bir yada iki dönem boyunca seçtiğiniz ülkede okumak)

2.si yazın yada mezun olduğunuz yılın senesinde seçtiğiniz bir kurumda staj yapmak

Elimde olsaydı ben ikisini de yapardım ancak şartlar sadece staj yapmamı sağladı. Peki Erasmus bize ne kazandıracak?

  1. Gözleriniz açılır. Dünyanın Türkiye’den ibaret olmadığını görürsünüz. Artılarınızı ve eksilerinizi fark edersiniz.
  2. Başbaşka kültürleri yakından tanırsınız.
  3. İngilizceniz gelişir ( Eğer tüm dönemi Türklerle geçirmezseniz)
  4. Avrupa’nın her ülkesinden arkadaşınız olur. (Programa tüm Avrupa ülkeleri katılıyor)
  5. Zorlarsanız ikinci bir yabancı dil bile öğrenebilirsiniz.
  6. Kendinizi keşfedersiniz.
  7. Avrupa’nın her ülkesine gitme imkanınız olur.
  8. Farklı devlet ve millet politikalarına, yaşayışlarına şahit olursunuz.

Ve daha sayamadığım nicelerini Erasmus programı ile öğrenebilirsiniz.

Mevlana programı da bunun Asya ile olan versiyonudur. Çoğu üniversitede yaygın değildir ama yukarıda saydığım her şey Mevlana programı içinde geçerlidir.

Peki Diyelim ki Kazandınız ama hala aklınızda bazı soru işaretleri var. Bana gelen soruları aynen yazıp cevapladığım şu yazımı inceleyebilirsiniz. Neden Erasmus Yapmalıyım?

Ayrıcam Erasmus+ kapsamında kısa süreli projelere de katılabilirsiniz. Bu şekilde iki ülkeye gitme imkanım oldu.

Yabancı Dil Öğrenin

Aslında bu başlığı başa yazmak gerekirdi ama hepsinin de önem derecesi kendine has. Öncelikle günümüzde İngilizce artık herkesçe bilinmesi zorunlu olan bir dil. Üniversite kazanmış her gencin bu ülkeye yeni değerler ve vizyonlar katma potansiyeli vardır. İşe kendinizi önemsemekle başlayın ve kendinizi en iyi şekilde yetiştirin.  Size ingilizce öğrenmek için sebepler sıralamayacağım çünkü gelişime ve yeniliğe açık olmak zorundasınız. Mesleğiniz ne olursa olsun dünyayı takip etmek zorundasınız.

Size ikinci bir yabancı dilin neden gerekli olduğunu açıklamak istiyorum . Eğer İİBF bölümünden mezunsanız sizi diğerlerinden ayıracak en bariz fark dildir arkadaşlar. Yukarıda saydıklarımı harfiyen yapsanız bile İngilizce de ve ekstra bir dilde kendinizi ispatlayamazsanız hayat sizin için zorlu bir sınav olacaktır.

Ben bu yazıyı yazarken okuyan kişilerin ilerde önemli görevler hedeflediğini kabul ettim. Bu sebeple sıradan düz bir insan olmayı planlıyorsanız hiç birini yapmayın. Ama ülkesine artı değer katan bir birey olmak istiyorsanız durmadan gece gündüz çalışmak zorundasınız.

Yeni Kurslara Katılın

Yeni yönlerinizi keşfedin. Müzik aleti çalmayı öğrenin yada halk danslarına katılın. Kişisel gelişiminize katkı sağlayacak yeni şeyleri denemekten korkmayın. Yeni beceriler kazanırken bir çok dostluklar kazanmanıza da faydası olacaktır.

Seminerleri, Konferanslar ve Söyleşileri Takip Edin

Üniversitenizde sürekli bu tarz etkinlikler olacaktır. Katılımcılardan mümkün mertebe faydalanın. Mümkünse yanlarına gidip tanışın hatta 🙂 Ama asla öz geçmişime eklerim, sertifikası varsa giderim mantığıyla hareket etmeyin. Çoğu zaman bir saat dinleyici olup da aldığınız katılım belgeleri hiç bir işinize yaramaz.

Eğlenmeyi Unutmayın

 

Ve son başlık 🙂 Sürekli çalışmaktan bahsettim ama bunun yanında gezmeyi ve eğlenmeyi de ihmal etmeyin. Gençlik zamanlarınızın hem reşit hem paralı hemde setbest olduğu tek zaman bu zaman çünkü 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir