Ege Turu Rotası / Ege’de Gezilecek Yerler

Sıcakların başlamasıyla yeni tatil rotaları yapılmaya başlandı bile. Herkesin her zaman aklında olan Türkiye’ye dair belli başlı rotalar vardır aslında. Ege, Akdeniz yada Karadeniz. Yaz aylarının vazgeçilmez şehirleri bu bölgelerdedir çünkü.

Biz iki arkadaş tatili fırsat bilerek yollara koyulduk ve Ankara çıkışlı olacak şekilde

Ankara – Bursa – Balıkesir – İzmir- Aydın- Muğla – Antalya – Ankara

yolculuğumuza başladık 🙂

Ulaşımı araç- otobüs karışık şekilde hallettik ancak ben size baştan sona arabayla nasıl ilerleyebileceğinizi anlatacağım.

Konaklamayı arkadaşlarımızda kalarak hallettik bu sebeple kamp ve otel konusunda araştırdığım kadarıyla öneride bulunabilirim.

Başlıyoruz

BURSA / Gölyazı

Sabah erken saatlerde yola çıkarak direk Bursa’ya geçtik. Bursa merkeze uğramadık, sadece gölyazı’da ufak bir mola verdik. Gölyazı Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı küçük bir balıkçı köyü. Burayı özel kılan özelliği ise Uluabat gölü içerisinde bir ada olmasıdır.

Gölyazı köyünü en fazla bir saat içerisinde detaylı gezip bitirmiş olursunuz. Köy meydanındaki kafelerde de oturup birşeyler içebilir, aynı zamanda yöresel tatları tadabilirsiniz.

Bursa’dan vakit kaybetmeden ayrılıp Balıkesir’e doğru yola çıktık. Buranın asıl güzellikleri kıyı boylarında ancak vardığımızda akşam olmuştu bizde şehir merkezinde dolaşmayı tercih ettik.

BALIKESİR / Ayvalık

Aklımızda kendimizi hiç oyalanmadan Sarımsaklı’nın serin sularına atmak vardı. Bu sebeple hemen yola koyulduk ancak Şeytan Sofrası’nın Sarımsaklıda olduğunu öğrenince önce oraya uğrayıp biraz manzaranın tadını çıkardık.

Ardından Sarımsaklı plajına geçtik. Ancak plajda neredeyse her yer zapt edilmiş durumda ve her hareketinizde para isteyen elemanlar türüyor birden. Bir süre yüzdükten sonra bir şeyler yeyip yola devam ettik. Sahilde birçok kafe var ve fiyatları oldukça normal. Ben Ayvalığa gelmişken meşhur tostundan yiyeyim dedim ama hiç beğenmedim. Malesef doğru yeri bulamadan da yola çıktık.

Bizim burada bir günümüz vardı eğer daha fazla zamanınız varsa Taksiyarhis Anıt Müzesi, Cunda Adası, Yeniçarohori Köyü ve Cennet tepesini de planlarınıza ekleyebilirsiniz.

İZMİR / Çeşme / Alaçatı

Gezilecek yer fazla vakit dar olunca İzmir merkeze hiç uğramadan Urla’ya arkadaşımızın yanına gittik. Oralarda daha aşırı bir şehirleşme ve kalabalık yoktu. Akşamı Urla’da geçirdikten sonra sabahtan Çeşme’ye doğru yol aldık.

Urla

Çeşme

Öncelikle burada ki plajların neredeyse hepsi özelleştirilmiş ve sadece giriş 50TL’den başlıyor. Bunun yanında otopark ücreti de ödüyorsunuz. Biz bu sebeple halk plajına gitmeyi tercih ettik.

Ilıca Halk plajında aşırı bir yoğunluk yoktu ancak 21 Ağustos’ta olmamıza rağmen buranın suları bize biraz serin geldi. Giyinme kabinlerinin olması bizim için büyük nimet oldu burada. Bunun dışında plaja bir sürü kapçı çadır kurmuş tatil yapıyordu. Herhangi bir ücrette ödediklerini sanmıyorum.

Birkaç saat yüzdükten sonra hazırlanıp çeşme sokaklarına attık kendimizi biraz gezdikten sonra Alaçatı’ya doğru yola çıktık.

Alaçatı

Keşke ilk buraya gelip bir gece de konaklasaydık dediğimiz kadar bayıldık buraya 🙂 Daha önce İtalya’ya gittiyseniz Roma’nın dar ve renkli sokaklarını aklınıza getirin. İşte tamda öyle renkli ve cıvıl cıvıl bir yerdi Alaçatı.

Her sokağında farklı konseptler ve rengarenk çiçekler vardı. Birçok fotoğraf çekimi yaptık burada.

Alaçatı dondurması hakkında sizi uyarmak istiyorum. Buradan asla dondurma almayın derim çünkü gerçekten tatları berbat.

Yemek konusunda ise Uğur Mumcu Caddesinde bir sürü kumrucu var herhangi birinde karnınızı doyurabilirsiniz.

Alaçatı değirmenlerini geçip Uğur Mumcu caddesinden aşağıya doğru indiğinizde Kemalpaşa caddesine varıyorsunuz buradan sağa dönüp 1005. sokağa girerseniz renkli sokaklara adım atmış olursunuz. Daha sonrasında daireler çizerek tüm Alaçatı’yı fethedebilirsiniz.

Alaçatı Konaklama

Akşama kadar da burada gezdik. Belki konaklamayı düşünebilirsiniz diye size burada ufak tavsiyeler bırakıyorum.

  • Birkaç hafta önceden erken rezervasyon yaparsanız şayet 130 TLden başlayan oteller bulabilirsiniz.
  • Airbnb’de gecelik 150-200TL’den başlayan evler bulabilirsiniz.
  • Günlük ev kiralamak isterseniz 1+0 daireler gecelik 200 TL’den başlıyor.

AYDIN / Didim

Çeşme ve Didim arası muhteşem doğa güzelliklerini araçtan izleyerek Didim’e geldik. Vaktimiz olsa mutlaka uğrarız dediğimiz yerler : Ekmeksiz Tabiat Parkı, Kuşadası, Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Bafa Gölü ( Kapıkırı ) oldu. İnternette araştırmıştık ve merak ediyorduk ama gitmek nasip olmadı. Bir daha ki sefere diyelim.

Didim şehir merkezine vardığımızda hava çoktan kararmıştı. Sabah olduğunda direk kendimizi sahile attık. Birçok plaj ve koy vardı biz 3. Koyda denize girmeyi tercih ettik. Deniz harika su tertemizdi. Ancak soyunma kabinleri ve duşlar tek kişinin tekelinde ve bakımsızdı.

3. Koy’u tercih etmemizin bir diğer sebebi ise çok sakin olmasıydı. Altınkum , cennetköy plajlarının aksine buraya fazla gelen yoktu. Minibüsler 3. koy’a kadar geliyor belirtmeniz yeterli.

MUĞLA / Marmaris / Fethiye

Marmaris

Didimden sonra Bodrum’u es geçerek Muğla’ya doğru yol aldık. Muğla merkezde de vakit kaybetmeden Marmaris’e geçtik. Buraya girer girmez bir cennete düştüğümü sandım. Yeşillerle kaplı bir ilçe. Ege denizini bitip akdenizin başladığı yerde bulunan bu belde her yaz gitmek isteyeceğimiz türden.

Marmaris’te canlılık hiç bir zaman bitmiyor. Birçok kafe ve restoran var ancak fiyatları normalin üzerinde. Biz merkezde yürüyüp doğanın ve ilçenin tadını çıkardık. Gidebileceğiniz bazı plajlar şu şekilde; İçmeler plajı ( merkeze 8 km ), Turunç Halk Plajı ( merkeze 21 km, dalış için mükemmel konum) , Kleopatra Adası ( 16 km), Kızkumu plajı.

Marmaris’te konaklamayı düşünüyorsanız rezervasyonunuzu haftalar öncesinden yapmanız gerekir aksi takdirde otellerde boş yer bulmanız tamamen şansınıza kalmış olur. Eğer kamp yapmayı düşünürseniz alternatifler şu şekilde;

Marmaris Kamp Alanları

Çubucak Orman Kampı : Kamp alanı Datça yolu 23. km’de. Temizlik açısından zayıf olduğu söyleniyor. Çadır başına 50 tl istiyorlar.

İçmeler Maliye Kampı : Kamp alanı yoğun değil ve giriş ücretsiz.

Evcan Camping: Güncel fiyat çadır yeri 60, elektrik kullanımı dahil 70 lira. Temizliği kampçılar tarafından beğeniliyor.

Altınkum Camping : Giriş kişi başı 35 tl. Temizliği beğeniliyor.

Fethiye

Marmaris’te bir gün geçirdikten sonra Fethiye’ye doğru yol aldık. Güneye doğru indikçe adeta cennetleşen yerler gördüğümüz için ölüdenize gitmenin de verdiği heyecanla Marmaris’ten hızlıca ayrılabildik.

Ölüdeniz’e gitmeden önce merkezde biraz dolaştık. Özellikle Paspatur çarşısına bayıldım. Ancak bu çarşıda yeme içme çok pahalı bunun yerine sahilde ki kafeleri tercih edebilirsiniz.

Fethiye merkezde karnımızı doyurduktan sonra ölüdenize doğru yola çıktık. Öyle kilit bir trafik vardı ki yürüyerek on dakikada inebileceğimiz sahile araçla yarım saatte indik. Minibüslerden inip yürüyen insanlar vardı ancak o kadar sıcaktı ki bu seferde katlanılmaz bir sıcakla başa çıkmaları gerekti.

Ölüdeniz plajına geldiğim an Ege’de bu kadar güzel başka bir yer olamayacağına emin oldum. Suyu o kadar güzeldi ki normalde birkaç saatte sıkılıp çıkan biz akşama kadar yüzmüşüz de farkına varamamışız. Ama yola devam etmemiz gerektiğinden akşam olunca hazırlandık ve Antalya’ya doğru yola koyulduk.

Biz kelebekler vadisine çıkamadık ancak oraya da mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.

Fethiye Konaklama

Şehir merkezinde gecelik kişi başı 100 TL’ den odalar bulabilecekken Ölüdeniz’in kıyısında bulunan oteller gecelik kişi başı 400 TL’den başlamakta.

Ölüdeniz Doğa Kamp Alanı: Kişi başı 60 Tl, Ulaşım için yollar tehlikeli. Ölüdeniz plajlarına uzaklığı maksimum 15 dk.

Not: Sahilde geceleri 22.00’dan sonra kamp atıp sabah erkenden toplayabilirsiniz.

Ölüdeniz paraşütle atlama fiyatları kişi başı ortalama 600 TL.

ANTALYA

Buraya vardığımızda artık akşam olmuştu. Varır varmaz hemen merkezi gezmeye koyulduk. Antalya Kaleiçi semti antik çağ kalıntıları içeren önemli bir turizm noktası. Bu kalıntılar bölgeyi çevreleyen surlar ve iç limanda yer alan liman mendireğinin bir kısmını içeriyor ve günümüz mimarisi ile harmanlanmış durumda.

Biz fastfoodla günü tamamladık ama Antalya’ya gelince mutlaka yörük kebabı ve mevsim yeşillikleriyle hazırlanan salatalardan yemek gerekirmiş. Bir daha ki sefere artık deyip Düden şelalesine doğru yola çıktık. Akşam olmasına rağmen kuvvetli aydınlatmayla şelaleyi izleme imkanı vermişler. Burada da biraz vakit geçirip arkadaşımıza geçtik.

Düden

Ertesi gün harika bir kahvaltı mekanına gittik. Adresi buraya bırakıyorum. Serpme Kahvaltı artı sıcaklarla beraber kişi başı yaklaşık 50 TL

Çakırlar Kahvaltı Muhtarın Yeri : Çağlarca Mahallesi, Çandır Çayı Yemişli Pınar Dere Kenarı Çakırlar Konyaaltı, 07070 Konyaaltı/Antalya

Kahvaltı Mekanı

Kahvaltımızı yaptıktan sonra Ankara’ya doğru yola çıktık. Burdur Gölüne uğramayı da çok istiyorduk ancak zamanımız bitmişti. Daha geniş bir zamanda bu şehirler haftalarca gezilebilir çünkü her adımda başka bir macera ve güzellik sunuyor size.

Eğer öğrenciyseniz en az bir ayınızı dolu dolu Egeye ayırın derim 🙂 Eğer çalışan biriyseniz dar zamanda bizim gibi hızlı hareket ederek bu turu tamamlayabilirsiniz 🙂

Soru ve tavsiyelerinizi bekliyorum. Sevgiler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir