Prag Gezi Rehberi

Uzun bir çalışma sonucu hazırladığım bu bilgi notunun sizlere faydalı olmasını umut ediyorum.

Başlangıç

Brüksel’den Prag’a Ryanair ile yaklaşık 1.30 saatte geldim ve 20€ ödedim. İner inmez yaptığım şey biraz para bozdurmak oldu tabi ki. 1 TL 5 Çek Korunası etmekte.Tabi ben Brükselden geldiğim için yanımda euro vardı bende yaklaşık bir 100 euro bozmuş bulundum. 1 euro 26 çek korunası ettiği için elimde haddinden fazla para oldu.

Burada sadece bir gece kalıp ertesi günü gece otobüsle Budapeşte’ye geçmeye karar vermiş planımı buna göre yapmıştım. Bu sebeple az zamanımı iyi değerlendirmem gerekiyordu. Öncelikle şunu belirteyim tüm Avrupa seyahatlerim boyunca google map benim rehberim oldu. Verdiği bilgiler ışığında kolayca yolumu buldum 🙂

Prag Hakkında Kısa Bilgilendirme

  • Öncelikle şehir Old Town (Eski Kent), Mala Strana (Azınlıklar Bölgesi) ve New Town (Yeni Kent) olmak üzere üçe ayrılıyor.
  • Şehirde her yer birbirine oldukça yakın bu sebeple yürüyerek gezmeniz büyük bir avantaj olacaktır.
  • Prag’da 1 Ocak, 1 Mayıs, 8 Mayıs, 5-6 Temmuz, 28 Eylül, 28 Ekim, 17 Kasım, 24-25 ve 26 Aralık günleri resmi tatildir.
  • Prag’da kışlar oldukça soğuk, yaz ayları sıcak, bahar ayları ise yağışlı ve ılımandır.
  • Prag`da toplu taşıma araçlarına biletsiz binmek suçtur, yaklaşık 80 Euro cezası vardır.

Hostel

Parayı bozdurup google map’i elime aldım ve bir gecesini sadece 6.30€ ya tuttuğum Chili Hostele dogru yol aldım. Bu arada ben akşam uçmuştum indiğimde saat 9du . Hostele varana kadar 10 oldu ve sanki daha sabah saatleriymiş gibi canlıydı şehir. Bu yoğunluk sabah kadar devam etti.

Václav Havel Havalimanı —> U Hangáru ( bu duraktan binip Nádraží Veleslavín istikametine doğru yol alıyoruz. ) –>  Buradan tramvaya aktarma yapıp  Můstek – A durağına geliyoruz. Buradan 10 dk bir yürüme mesafesiyle Hostel’ime ulaştım.

Burası oldukça temiz ve kahvaltısıda güzel. Çalışanları güler yüzlü ve ilgili. Konum olarak şehir merkezine çok yakın bu sebeple geziniz oldukça hızlanacaktır.

Sabahın İlk Işıkları

Demiştim ya vaktim çok az bu sebeple hızlıca yola koyulmalıydım bende sabah 7 gibi çıktım hostelden 🙂 Gecenin o kadar canlı geçmesine rağmen gündüz aradığım kalabalığı bulamadım bu saatlerde bu şehir uykuda 🙂 Prag’ın sembollerinden biri olan Dans eden evleri görmekle gezime başlamaya karar verdim. Sonrasında da tüm şehri yürüyerek gezdim zaten.

Dancing House 

Hostelimden sadece 7 dklık mesafe uzaklıkta olan Dancing House ilk durağım oldu. 1992- 1996 yılları arasında yapılan bu yapının bir diğer adıda Fred ve Ginger (Hollywood’un 1930’lu yıllardaki ünlü dans eden çifti Fred Astaire ve Ginger Rogers’ı andırdığı için). Çek mimar Vlado Milunić ve Amerikan mimar Frank Gehry tarafından yapılan bu yapının nehir ve önündeki meydan ile doğrudan bağlı olan zemin katında kafeler var. Yapının ikinci katından yedinci katına kadar ofisler bulunmakta. En üst kat ise, şehrin panoramik manzarasının da görülebildiği bir restoranı bulundurmakta. Bina hepsi farklı şekilde bulunan 99 beton panelden oluşmakta. Yapıda kullanılan diğer malzemeler ise prekast beton, çelik ve cam. Binanın üstünde ise ‘Medusa’ lakaplı bükülmüş bir metal yapı bulunuyor. Bu kubbe yapı ise metal çubukların metal bir mesh tabakası ile örtülmesiyle oluşturulmuş. Burada çekilen o kadar orjinal fotoğraflar görmüştüm ki bir tane de ben çekineyim dedim 🙂

Burdan çıktıktan sonra yoluma Vltava nehri üzerinden devam ederek Legion Köprüsünden Lesser Town denilen kısma geçtim.

Kampa Adası

Bir sonraki durağım Prag Kalesi. Oraya giderken içinden geçtiğim Kampa adası ise herkesin listesine eklemesi gereken güzellikte bir yer. Kampa Müzesi’nde Çek, Macar, Hırvat, Slovak ve Polonyalı sanatçıların çalışmaları bulunmakta. Ayrıca günümüz sanatçılarının eserlerinin sergilendiği dönemsel sergiler de yer alıyor. Müze, sanat koleksiyoncusu Meda Mladkova’nın destekleriyle kurulmuştur. Açık olduğu saatler ise 10.00 / 18.00 arası.

Bu huzur dolu adada nehir boyu devam ettiğimde Charles Bridge karşıladı beni. Köprüyü pas geçip yoluma devam ettim ve bir sonra ki durağım Kafka Müzesi oldu.

Kafka Müzesi

Temmuz 1883’te Prag’da Alman asıllı bir Yahudi ailenin 6 çocuğundan biri olarak dünyaya gelmiş ve burada yaşayıp burada vefat etmiş.

Müzeden biraz bahsetmem gerekirse  Franz Kafka Müzesi, Kafka’nın eski eviymiş, sonrasında müzeye dönüştürülmüş. Müzeye il girişte birinin Doğu’yu, diğerinin ise Batı’yı simgelediği iki erkek heykelle karşılanıyorsunuz. Heykellerin üzerinde durduğu ve üzerine işediği Çek haritası ile vermek istedikleri mesaj, Doğu ve Batı ülkelerinin bir olup ülkeyi mahvettikleri yönünde.

Müze Kafka’nın iç dünyasını yansıtır şekilde kurulmuş, bu yüzden alışılmıştan oldukça farklı. Müzenin ilk bölümünde Kafka’nın yaşadığı yerler ve ailesine dair bilgiler var. İlerledikçe kendi el yazısıyla yazılmış birçok rapor, mektup ve günlük bulunuyor. Babasına ve Milena’ya yazdığı, ölümünden sonra eserleştirilen mektuplarının orijinalleri de müzede sergileniyor olması bu eserleri okuyanlar için büyük şans oluyor.

Müzenin ikinci bölümünde ise kırmızı ışıklandırmaya sahip merdivenlerden sonra ineceğiniz odada Kafka’nın eserlerindeki karakterlerin isimleri yer alıyor ve aynı zamanda bu odada birkaç telefon var. Ahizeyi kaldırdığınızda Almanca konuşan birinin sesini duyuyorsunuz. Ayrıca müzenin bazı bölümlerinde oturup izleyebileceğiniz, Kafka’nın hayatıyla ilgili bölümlerin sergilendiği odalar var.

Müzeye veda ettikten sonra yönümü Prag Kalesi’ne çeviriyorum.

St. Nicholas Kilisesi

Prag Kalesi’ne doğru çıkarken yoluma St. Nicholas Kilisesi çıkıyor. 1704-1755 yılları arasında inşaa edilen St. Nicholas  kilisesi (lesser town) Barok tarzda inşa edilmiş bir kilise ( Prag’ın en büyük Barok kilisesi). Bu sebeple içini gezdiğinizde de kilisenin ihtişamlı detaylarından kendinizi alamayacağınızdan eminim. Kilisenin dışında ise Küçük şehir meydanı ve tramvay istasyonu bulunuyor.

Prag Kalesi 

Vlatava Nehri’nin batısında, şehre hakim geniş bir tepeye kurulmuş olan ve 9. YY’da Prens Borivoj’un burada yaptırdığı ahşap Kraliyet Sarayı ile var olmaya başlamış Prag Kalesi. 1000 yılı aşkın bir süredir şehrin yönetim bölgesi olan Prag Kalesi ve içerisindeki çeşitli yapılar bugün de Çek Cumhurbaşkanlığı Resmi Konutu olmaya devam eden bir kompleks. 

Guiness Rekorlar Kitabı’na Dünyanın En Eski Kalesi ve En Büyük Kale Kompleksi olarak giren Prag Kalesi, içerisindeki Kraliyet Sarayı, Aziz Vitus Kadetrali, Aziz George Manastırı ,  Lobkowicz Sarayı, Barut Kulesi,  Prag Kalesi Resim Galerisi, Altın Yol,  Martinine Sarayı, Cernin Sarayı ve Binicilik Okulu gibi yapılar ile kesinlikle görülmeye değer.

Sadece bu kale ve içerisinde ki yapılara en az bir gün ayırmanız gerekir diye düşünüyorum. Ben çoğuna uzaktan bakıp Wallestein bahçesinin içinden geçerek Charles Bridge’e dönüp karşıya geçtim.

Astronomik Saat Kulesi ve Old Town Square

Charles Köprüsünden Karlova caddesi boyunca devam ederek asıl adı orloj olan Astronomik Saat Kulesine geldim. Geldiğimde herkes saatin etrafında toplanmış saat başını vurmasını bekliyordu. Bende onlarla beklemeye başladım.

Orta çağdan günümüze ulaşan 600 yıllık bu saatte her saat başında saatin üstünde açılan pencereden 12 havari geçiş yapmaktadır. Animasyon, Astronomik saatin en üstündeki horozun ötüp yuvasına girmesiyle sona ermektedir. Ayrıca saatin sağında ve solunda bulunan dört heykel vardır ve isimleri de şunlardır; İskelet Figürü, Altın Keseli Yahudi Figürü, Altın Keseli Yahudi Figürü, Mandolin Çalan Osmanlı Figürü.

Saatin gösterisi tamamlandıktan sonra kalabalık şehre doğru dağıldı. Bende Old Town Square’e doğru ilerleyerek sokak gösterilerini seyrettim. Ardından meydandan Celetna caddesi boyunca ilerleyince taze trdelnik yapıp satan bir dükkana girip bu tatlıyı denedim. Harika bir tadı var kesinlikle tavsiye ederim.

Bir süre daha merkezde gezdikten sonra Budapeşte’ye geçmek üzere Florenc otobüs durağına gittim.

Prag’ı gezmek için oldukça kısıtlı zamanım vardı bu sebeple bazı noktaları vaktiniz varsa gezebilirsiniz diye buraya bırakmak istiyorum. Bir daha ki sefere ilk fırsatte gezeceğim yerler şöyle;

  • Prag Ulusal Müzesi: 1980 yılında yapılmış bu müze  her gün 10:00 – 18:00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Giriş 18-31 dolar arası değişiyor. Václavské nám. 68, 110 00 Nové Město, Çekya
  • Wenceslas Meydanı (Vaclav Meydanı): Alışveriş yapmak isteyenler uğrak noktası bu meydan hemen Ulusal Müzenin yanında bulunuyor.
  • Prag Müzeleri: Pragta bulunan ilginç 20 müzeyi listelediğim yazıma linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.
  • Ulusal Teknik Müze ve Prague Metronome: Letna Park içinde bulunan bu iki yapıya göz attıktan sonra Prag manzarasının tadını çıkarabilirsiniz.

  • Prag Botanik Bahçesi: Sabah 9 akşam 7 arası açık olan bahçeye giriş ücreti CZK 100.
  • Nature Park Draháň-TrojaAvrupanın 3. büyük hayvanat bahçesi kabul ediliyor ve içerisinde kutup ayısından flamingoya bütün hayvanları barındırıyor. Mutlaka ziyaret etmelisiniz.

  • National Monument on Vítkov: Dünyanın en büyük üçüncü bronz atlı heykelidir.

Bonus

Strahov Library – Strahov Monastery

Tur programlarında göremeyeceğiniz harika bir kütüphane bilgilerini de bonus olarak buraya bırakıyorum 🙂 Bu kütüphane 1143 yılından beri faaliyettedir.

Açılış : 9.00-17.00

Ücret: 120 CZK

Keyifli Seyahatler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir